hazır keklerin içinde ne var
Annenizinyaptığı gibi kendi salçanızı, turşunuzu, yoğurdunuzu kendiniz yapın. Çoluğunuza çocuğunuza hazır gıda yedirmeyin. Hazır gıdalar bağışıklık sisteminizi bozar. Gıda
Site De Rencontre 100 Gratuit En France. Hem pasta hem kek… Yoğun çikolatalı kıvamıyla pratik Ağlayan Kek tarifi için doğru yerdesiniz. Özellikle çay saatlerin vazgeçilmezi olan bu kek, yoğun çikolatalı kıvamıyla kendine hayran bırakıyor.. Ağlayan kekin adı neden ağlayan kek diye düşünüyorsanız hemen söyleyelim; isminin böyle olmasının sebebi üzerindeki akışkan çikolata sosundan ötürü… Hatta daha da fazla ipucu verelim, bu yumuşaklığın etkisini bir de keki ıslatmak arttırıyor. Keki ıslattığınız sütün içerisine bir de kahve koyarsanız, çikolata, kakao ve kahve tadına sosunu yapmak için iki yöntem var. Biri ganaj hazırlamaktan geçiyor, bir diğeriyle sütle bir çikolata kreması hazırlamaktan. Ganaj, kaynama noktasına getirilen kremanın çikolatayla buluştuğu kadife kıvamlı kremaya deniyor. Çikolata krema içinse kaynama noktasına getirilen sütün içerisinde yine çikolata eritiliyor. Ganajda olması gereken krema ve çikolata oranı 1’e 1 ölçüyken, çikolata sosunda olması gereken ölçü, 1 su bardağı süte 2,5 su bardağı çikolata şeklinde ilerliyor. Yumuşacık kreması, ağızda eriyen kek kıvamına bir an önce ulaşmak için tarife Pasta Kaç Kaloridir?1 dilim Ağlayan Pasta yaklaşık 277 kaloridir. Yapılışında un kullanıldığı için glisemik indeksi yüksek bir besindir. Bu nedenle diyet yapanlar, şeker hastalığı olanlar tüketimine dikkat etmeli ya da Kalıbında Ağlayan PastaHazırladığını kek harcını margarin ile yağlanıp unlanmış tart kalıbı içerisine koyup, kalıbı birkaç kez yere vurup önceden ısıtılmış fırında Borcamda ya da Tepside Ağlayan PastaAğlayan pastanızı dilerseniz borcam ya da tepside de pişirebilirsiniz. Hazırladığınız karışımı yağlayıp unladığınız tepsiye dökerek Dilli Ağlayan PastaO bir italyan lezzeti, ancak bu sefer muhallebiyle buluşuyor ve ortaya tadına doyulmaz pratik ve lezzetli bir tatlı çıkıyor. Kedi dilli ağlayan pasta, kedi dili tatlısı detaylar için tıklayın!Ağlayan Pasta Ne Kadar Sürede Pişer?Ağlayan pasta yapımı için 20 dakika hazırlık süresi vardır. Keki ise 30 dakikada KekIslak kek damakta eriyen kıvamı ve yumuşacık kıvamıyla çay saatlerinin aranan keklerinden. Tarif uygularken doğru adımları ve püf noktalarını uygulamanız Islak kekin tam kıvamında olmasını sağlayacak. Püf noktaları için Kek Yapmanın Püf NoktalarıHiç eskimeyen klasiklerinden birini mercek altına alıyoruz. Hangimiz ıslak kek sevmiyoruz ki? Mükemmel kıvamlı, çikolatasıyla beraber akıp giden bir ıslak kek elde etmek için bilmeniz gereken tüm püf noktalarını anlatıyoruz, tıklayın!Biz milletçe severiz patatesi; yemeğini, çorbasını, salatasını, köftesini, közlemesini, etlisini, kıymalısını, tavuklusunu, kavurmasını, soslusunu… İçinde patates olan pek çok şeyi de severiz; patatesli böreği, gözlemeyi, poğaçayı, pişiyi, tuzlu keki, pideyi, pizzayı… En çabuk, en kolay pişen, en hızlı hazırlanan patates tarifleri arasında birinci sırayı patates salatasına veririz ama, değil mi? Çünkü patatesi haşlaması kolaydır, çabuktur. İçine yakışmayan malzeme azdır, evde ne varsa doğrasak bile olur sanki! Şimdi önereceğimiz tarifle hem kolaylık hem patatesli rafine bir lezzet vaat ediyor olacağız size. “Hardallı Patates Salatası” diyeceğiz ya da Soslu Hardallı Patates Salatası yapılışını adım adım göstereceğiz. Ona Viyana Usulü Hardallı Patates Salatası dendiğini de biliyoruz, ama biz Hardallı Patates Salatası Tarifi adını vererek başlıyoruz tarifimize. Hardallı patates salatası yapılışı için haydi bizimle devam edin.
Aspartam Toz şekerden 180 kat daha tatlı olan bu katkı maddesi 1965 yılında James M. Schlatter tarafından keşfedildi. Yapay tatlandırıcılar, doğal şekerden daha ucuza mal olduğu için kendisine yer bulması çok uzun sürmedi. AB ülkelerinde E951 koduyla kullanılan bu tatlandırıcı hakkındaki iddialar çok ciddi. Aspartam karşıtı uzmanlar, bu maddenin Parkinson ve obezite gibi çok ciddi hastalıklara kapı araladığı konusunda insanları uyarıyorlar. Diyet ürünlerinin içinde de gördüğümüz bu maddenin, metabolizmayı yavaşlatıp kilo almayı hızlandırdığı söyleniyor. Beynin işleyişini yavaşlattığı gibi bazı kanser türleri için de tetikleyici vazifesi gördüğü söylenen Aspartam’dan kaçınmak ise neredeyse imkansız. Çünkü bu madde market raflarında bulunan 10 binden fazla hazır gıdanın içinde sıklıkla kullanılıyor. Resmi raporlara bakıldığında ise, endişe edecek bir şey yok. ABD ve AB ülkeleri dahil olmak üzere 90’dan fazla ülke aspartam kullanımını herhangi bir sağlık riski yaratmadığı için onaylamış durumda. Yüksek Fruktozlu Mısır Şurubu Bir dönem basında sıkça yer bulduğu için bu maddenin adına oldukça aşinayız. Mısırın geçirdiği sayısız kimyasal işlemden sonra ortaya bu yapay tatlandırıcı veya şeker çıkıyor. Yüksek fruktozlu mısır şurubunun zararları hakkında hem fikir olmuş uzmanlara göre, obezitenin başlıca sebeplerinden birisi olmakla beraber pankreas kanseri olma ihtimalini %87 oranında arttırıyor. Fareler üzerinde yapılan deneylerde, erkek farelerin büyümelerinin durduğu, dişi farelerin ise ergenliğe giremediklerinin gözlenmesiyle bebek mamalarında kullanımı yasaklandı. Doğal şekerden çok daha ucuza mal olan bu kimyasal şeker, üretim maliyetlerini inanılmaz ölçüde düşürdüğü için başta soğuk çay ve kola gibi meşrubatlar olmak üzere hemen her şeyin içinde var. Adına belirlenmiş bir kod olmadığı için etiketlerde kendi adıyla yazılıyor. Monosodyum glutamat MSG Bu madde hazır gıdalarda lezzet arttırıcı olarak kullanılıyor ve ambalajların üstünde E621 koduyla gösteriliyor. Yapısı itibariyle eksitoksin olan bu madde, hücrelerin aşırı uyarılmasına ve ölmesine yol açıyor. Sebep olduğu iddia edilen hastalıklardan bazıları; alzheimer, parkinson, huntington hastalıkları, sara epilepsi, retinal dejenerasyon göz retina tabakası hasarı, yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite, büyüme hormonu baskılanması, pankreas hasarı, ensülinde artış ve buna bağlı olarak diyabet şeker hastalığı. Bunların yanı sıra, böbrek ve karaciğerde hasar yarattığı söyleniyor. Tatlı-tuzlu fark etmeksizin pek çok hazır yiyeceğin içinde gördüğümüz bu madde en çok cipslerde, hazır çorbalarda ve ketçap-mayonez türü soslarda kullanılıyor. Trans yağ Herkesin karşı olduğu, ancak zararlarını gerçekten çok az insanın bildiği trans yağın sicili epey kabarık. Kötü kolesterol oranını yükseltmesi bir yana, kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde arttırdığı söyleniyor. Bağışıklık sistemini zayıflatan trans yağ, üreme sistemini etkileyip ensülin direncini arttırarak şeker hastalığına kapı aralıyor. Trans yağ konusu, hamile ve emziren anneleri de yakından ilgilendiriyor. Hamilelerde düşüğe ve doğum ağrılarına sebep olduğu söylenirken, anne sütünün kesilmesi veya kalitesinin düşmesinden de sorumlu tutuluyor. Kahvaltılık yağlar, margarinler, unlu mamullerde sıklıkla kullanılıyor. “Benim kullandığım markada yok.” diye sevinecekseniz, o kadar da acele etmeyin. Bazı markalar, trans yağ yerine “hidrojenize yağ” demeyi tercih ediyorlar. Ancak bu ikisi tam olarak aynı şey. Bilumum gıda boyaları Gıda boyaları, gıdaların normalden daha canlı renklerde görünmeleri için sıklıkla kullanıyor. Sayıları fazla olduğu için hepsinin zararını teker teker saymak imkansız ancak en çok kullanılan boyalar; Sunset yellow E110, Tartrazin E102, Karmoisine E122, Panceau E124, Quinoline E104, Allura red E129, Sodyum Benzoat E211. Kodlarıyla birlikte vermeyi ihmal etmediğimiz bu boyaların sebep olduğu iddia edilen zararlar ise annelerin yüreğine indirecek cinsten. Özellikle çocuklarda davranış bozukluklarına ve IQ düşüklüğüne sebep olduğu iddiaları had safhada. Salam, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri ve bisküvi, gofret, çikolata gibi çocuklara alınan atıştırmalıklar bu boyaların sıkça kullanıldığı ürünler arasında. Sodyum sülfit Sodyum sülfit, et ürünleri gibi normalde raf ömrünün kısa olması gereken yiyeceklerde raf ömrünün uzatılması amacıyla kullanılıyor. Et ürünlerinin yanı sıra pizza gibi dondurulmuş hamur ürünlerinde de kullanıldığını unutmadan belirtelim. Kullanım amacı ne kadar masum gibi görünse de hakkındaki iddialar tam aksi yönde. Öncelikle sülfit duyarlılığı bulunan kişilerde baş ağrısı, mide bulantısı, kaşıntı gibi yan etkiler gösteriyor. Bazı uzmanlara göre, başta kolon kanseri olmak üzere pek çok kanserin tetikleyicileri arasında ve lösemi riskini %700 oranında arttırdığı söyleniyor. Anneler ise dikkatle okumaya devam etsin, çünkü bazı uzmanlara göre sodyum sülfit çocuklarda beyin tümörü oluşmasına sebep oluyor. Sodyum sülfitin etiketlerde ve ambalajlarda E250 koduyla gösterildiğini de belirtmeden geçmeyelim. Belki bunu okuduktan sonra bakmak istersiniz. Sodyum nitrat/ Sodyum nitrit Bu madde de sodyum sülfit gibi raf ömrünü uzatmak amacıyla kullanılıyor ve benzer iddialar bu madde için de geçerliliğini koruyor. Kanser türleriyle sıkı bir bağlantısı olduğu iddia edilen bu maddenin bebek mamalarında kullanımı yapılan araştırmalar sonucunda yasaklandı. Etiketlerde E-251 koduyla gösteriliyor. BHA ve BHT Sıklıkla katı ve sıvı yağların bozulup küflenmesini önlemek için kullanılıyor, ancak bazı paketlenmiş tahıl ürünlerinde ve cips gibi atıştırmalıklarda da görülüyor. Beyin hücrelerinde hasara sebep olduğu, dolayısıyla davranış değişikliğine neden olduğu iddia ediliyor. Sülfür dioksit Astım hastaları için ağır sonuçları olabilecek bu maddenin çiğ gıdalarda kullanılması ABD’de yasak. Sülfürler, göğüste sıkışma, kurdeşen, karında kramp, ishal, kan basıncı düşmesi, başta yanma hissi, halsizlik, nabız hızlanması gibi bulguların görülmesine neden olabilir. Gıda koruyucusu olarak kullanılan bu madde fermente edilmiş içeceklerde, fırınlanmış ürünlerde, çaylarda, çeşnilerde ve dondurulmuş ürünlerde kullanılıyor. Potasyum bromat Fırın mamullerinde hacmi artırmak ve rengi beyazlatma amacıyla kullanılıyor. Hayvanlarda kanser yaptığı bilinen bu madde, ABD ve Japonya dışında bütün dünyada yasaklanmış durumda. Ancak, bazı un üreticileri bu maddeyle ellerindeki unu beyazlatıp fırınlara normal un olarak pazarlıyor. Bu yüzden beyaz ekmekleri güvendiğiniz fırınlardan almakta fayda var.
Sosyal medyada sık sık karşımıza çıkan meydan okumalara bir yenisi eklendi. Katılımcıların birçoğunun mavi kek fotoğraflarıyla katıldığı bu meydan okumanın arka planında önemli bir çalışma yatıyor. Haber Giriş Tarihi 1134 Sosyal medyadaki challenge'ların yani meydan okumaların sonu gelmiyor. Son 10 yılda neler görmedik ki? Harlem Shake'le deliler gibi dans edenler, tekmeyle şişe kapağı açmaya çalışanlar, bebekliğinden ya da 20'li yaşlarından kalma fotoğraflarını paylaşanlar... ALS'e dikkat çekmek için kafasından aşağı bir kova dolusu buzlu su dökenlerin parçası olduğu hayırlı meydan okumalar kadar, sonu ölüme varabilen deterjan kapsülü yeme gibi tehlikeli meydan okumalarla da karşılaştık. Ama hiçbiri birkaç haftadır BluePoopChallenge mavi kaka meydan okuması etiketiyle sosyal medyada yayılan meydan okuma kadar ilginç değildi. Evet, doğru okudunuz, mavi... Ama hemen aklınıza korkunç şeyler gelmesin. Zira söz konusu etiket çok önemli bir bilimsel çalışma için oluşturulmuş, söz konusu paylaşımları yapanlar da bu çalışmanın katılımcılarından başkası değil. HERKESİN NORMALİ KENDİNE GÖRE Dilerseniz en başından başlayalım... Yediğimiz besinlerin sindirim sistemimizde kaldığı müddet bilim insanları tarafından kolon transit geçiş süresi olarak adlandırılıyor. Genel olarak bakıldığında bu sürenin fazla uzun olması yani yediğimiz bir besinin sindirim sistemimizde fazla uzun kalması, bağırsak bakteri profilimizin pek de iyi çalışmadığı anlamına geliyor. Sürenin daha kısa olması bağırsakların sağlıklı olduğuna işaret ediyor. Ancak çok kısa bir kolon geçiş süresi de halk arasında ishal olarak adlandırdığımız duruma işaret ediyor ve yine çok sağlıklı görünmüyor. Bununla birlikte uzmanlar "En sağlıklısı budur" denebilecek standart bir kolon geçiş süresi olmadığının da altını çiziyor. KATILIMCILARA MAVİ MUFFIN'LER YEDİRİLDİ BluePoopChallenge da tam olarak bu noktaya odaklanan ve PREDICT adı verilen bir bilimsel araştırma sonucu ortaya çıktı. King's College London, Trento Üniversitesi ve İngiltere merkezli araştırma şirketi ZOE'den uzmanların gerçekleştirdiği ve sonuçları Mart ayında bilim dergisi Gut'ta yayımlanan PREDICT kapsamında 863 kişinin kolon geçiş süresi ölçüldü. Bunu ölçmek için de insanlara içine bol miktarda mavi gıda boyası eklenmiş muffin'ler yedirildi ve yediklerini ne kadar sürede sindireceklerine bakıldı. 12 saat ile birkaç gün arasında kişiden kişiye değişen sonuçlar elde edildi. Ortalama süre ise 28,7 saat çıktı. ZOE'nin internet sitesinde araştırmayla ilgili olarak, "14 ila 58 saatlik bir kolon transit süresi iyi bir başlangıç noktasıdır ve bağırsağınızın olması gibi çalıştığını gösterir" ifadeleri yer alıyor. Aynı ekibin daha önce yürüttüğü ve sonuçları Ocak ayında Nature Medicine dergisinde yayımlanan bir başka çalışmada da bir kişinin genel sağlığı, yediği yiyecekler ve belli bağırsak mikroplarına sahip olması arasında bir ilişki olduğu ortaya çıkmıştı. SÜRELER NEDEN BU KADAR FARKLI? Araştırmanın yazarları arasında yer alan King's College London Diyabet ve Beslenme Bilimleri Bölümü uzmanlarından Dr. Sarah Berry, yaptığı açıklamada, amaçlarının "yiyeceklere nasıl tepki verdiğimizi, bu tepkiler arasında ne boyutta farklar olduğunu ve bu farkları belirleyen şeyleri tespit etmek" olduğunu söyledi. Berry, "İnsanların aynı yiyeceklere 10 ila 20 kata kadar farklı tepkiler gösterdiğini gördük" dedi. Berry, söz konusu farkların kısmen genlerle açıklanabileceğini, bununla birlikte cinsiyet, ağırlık, uyku, egzersiz, stres, yeme biçimi ve yeme zamanı gibi çok sayıda faktörün de süreçte etkili olduğunu vurguladı. Herkesin bağırsak mikrobiyomunun bağırsaklarımızda yaşayan bakteriler, mantarlar, protozoa ve virüslerin tamamı birbirinden tamamen farklı olduğunu da hatırlatan Berry, sürelerdeki farklılıkta bunun da önemli bir etken olduğunu belirtti. ZOE'nin kurucularından King's College London epidemiyoloji uzmanı Prof. Tim Spector da Insider'a testi kendisinin de denediğini belirterek, "Vücudunuzun içinde ne olduğunu çok düşük bir maliyetle takip edebilmenin bir yolu bu" diye konuştu. SOSYAL MEDYA KEK FOTOĞRAFLARIYLA DOLDU Araştırmanın sonuçlarını kamuoyunda daha geniş kitlelere duyurmak, daha fazla katılımcının verisini toplayıp değerlendirmek ve bağırsak sağlığına dair bir diyalog başlatmak için BluePoopChallenge etiketini başlatan ZOE uzmanları bu konuda oldukça başarılı olmuş gibi görünüyor. Zira meydan okuma özellikle ABD, İngiltere ve Kanada gibi İngilizce konuşulan ülkelerde kısa sürede ses getirdi. Birçok kullanıcı mavi gıda boyası kullanarak yaptıkları muffin'lerin ya da başka mavi gıdaların fotoğraflarını sosyal medyada paylaşmaya başladı. Insider'a göre araştırmaya katılanların sayısı yüz binleri buldu. Uzmanlar meydan okumanın amacının teşhis, önleme ya da tedavi olmadığını ancak isteyenlerin bağırsak sağlığını test edebilmeleri için uygun bir başlangıç noktası olduğunu söylüyor. Berry, "Amaç eğlenceli olması, bağırsak sağlığına ve mikrobiyomlarımıza dair bilinci artırması ve insanları sağlığımızı en iyi noktaya getirebilmek için kendi benzersiz biyolojimize uygun yiyecekleri nasıl yiyebileceğimiz konusunda düşünmeye sevk etmesi" dedi. İngiltere ve ABD'de meydan okumaya dahil olmak isteyenlerin hazır muffin alma şansları var. Berry şimdiden binlerce muffin gönderimi yaptıklarını söyledi. Ancak bu ülkelerin dışındaki meraklılar için en kolayı uzmanların yaptığı gibi muffin'ler hazırlamak. Bunun için bir tarif de veren araştırmacılar su bazlı gıda boyaları yerine jel veya macun formundaki profesyonel gıda boyalarının kullanılması gerektiğini belirtiyor. 12 muffin için hamura 6 gram gıda boyası eklenmesi gerekiyor. MAVİ MUFFIN TARİFİ Malzemeler 1+3/4 su bardağı un 1,5 kabartma tozu 1 su bardağı gram toz şeker Yarım su bardağı sıvı yağ 1 su bardağı su 1 tatlı kaşığı vanilya özütü 1 tatlı kaşığı mavi gıda boyası Nasıl yapılır? Fırını 170 dereceye ayarlayıp ısıtmaya başlayın. Un, kabartma tozu ve şekeri derin bir kasede karıştırın. Bir başka kapta da su, sıvı yağ ve venilya özütünü karıştırın. Kuru malzemelerin ortasına bir çukur açıp sıvı malzemeleri aktarın. Gıda boyasını ilave edin. Tüm malzemeler güzelce özleşene ve gıda boyası iyice dağılana kadar çırpma teliyle çırpın. 12 adet muffin kalıbına bölüştürün. Fırında 25 dakika kadar pişirdikten sonra soğumaya bırakın. Mavi muffinleriniz hazır! Afiyetle yiyip teste başlayabilirsiniz... KEKİ YEDİKTEN SONRA NE OLUYOR? Elbette muffin şart değil, başka gıdalarla da aynı testi yapmak mümkün. Ancak tek öğünde 1 gram mavi gıda boyasının tüketilmesi şart. Birçok başka gıdada bu kadar yoğun gıda boyası kullanımı lezzette değişmeye yol açabildiğinden hazırlıklı olmak gerekiyor. Katılımcıların yeterince mavi boya yedikleri saati kaydetmesi, sonra da birkaç gün devam edecek bir tuvalet nöbetine başlaması gerekiyor. Süreyi tespit edenler ZOE'nin sitesine girerek elde ettikleri sonucu veri tabanına ekleyerek araştırmaya katkıda bulunabiliyor. Kendi bağırsak geçiş süresini öğrenen kullanıcılar dilerse bir de teste girip "mikrobiyom beslenme ikizi"ni bulma şansı elde ediyor. Katılımcılara ayrıca bağırsak sağlığını düzenleyebilmeleri için beslenme tavsiyeleri de veriliyor. UZMANLAR NE DİYOR? Berry, elde ettiği sonuçlardan kaygı duyanların en kısa zamanda doktoruyla görüşmesi gerektiğini vurguladı. Meydan okumayı değerlendiren ABD'li uzmanlar ise bunun eğlenceli bir test olduğunu ancak bağırsak geçiş süresinin kaygı verici bir gösterge olarak görülmemesi gerektiğini belirtti. Örneğin Prevention'a konuşan Rutgers Üniversitesi Uygulamalı Mikrobiyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Liping Zhao, optimal sağlık için gerekli geçiş süresinin kesin olmadığını belirterek, "Günde dört kez tuvalete çıkmak da üç günde bir tuvalete çıkmak da doktorlarca normal görülebilir. Mükemmel geçiş süresinin ne olması gerektiğini henüz bilmiyoruz" dedi. Baltimore'da bulunan Mercy Tıp Merkezi'nden gastroenteroloji uzmanı Dr. Bryan Curtin diğer faktörlerin de önemli olduğunu ancak örneğin kabızlıkla mücadele eden bir hasta için bağırsak geçiş süresinin doğru tedaviyi belirlemek açısından faydalı olabileceğini belirtti. Ohio State Üniversitesi Wexner Tıp Merkezi'nden Dr. Jacob Skeans da beslenme, alınan ilaçlar, günlük içilen su miktarı, hareketlilik hatta kişinin biyolojik saati gibi faktörlerin geçiş süresi üzerinde belirleyici olduğunu hatırlattı. Santa Monica'da bulunan Providence Saint John's Sağlık Merkezi'nden gastroenterolog Dr. Rudolph Bedford da bütün bunlar düşünüldüğünde geçiş süresinin günden güne değişebilen bir şey olduğunu belirterek, "Bu meydan okuma sadece o andaki geçiş sürenizi gösteriyor" diye konuştu. BAĞIRSAK SAĞLIĞI İÇİN UFAK İPUÇLARI CNet'e konuşan George Washington Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü Direktörü Dr. Marie Borum ise kolon geçişleri ile mikrobiyomlar arasındaki bağın açığa çıkarılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu ancak bu meydan okumanın değerlendirmeye değer ilginç veriler sağladığını söyledi. Borum, "Bence bu yeni bir fikir ve üzerine çalışmaya devam edilmeli. Bunu göz ardı etmememiz gerektiğini düşünüyorum çünkü bağırsakların fonksiyonunu anlamamıza yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. Insider'a konuşan gastroenterolog Dr. Niket Sonpal da bağırsakların düz bir çizgi halinde çalışmadığını hatırlatarak, yediğimiz sırayla tuvalete çıkma sıramızın aynı olmadığını, farklı öğünlerde yediğimiz yiyeceklerin kalın bağırsakta karışabildiğini belirtti. Bu nedenle zamanlama farklılıklarına şaşırılmaması gerektiğini de sözlerine ekleyen Sonpal, mavi boya teknolojisinin ise kabızlık teşhisi için kullanılan ve sadece röntgenle görüntülenebilen "sitz markörleri" denen küçük yutulabilir takip araçlarının yerine geçebileceğini söyledi. Bu testi yapan yapmayan herkese bağırsak sağlığına katkıda bulunacak tavsiyelerde de bulunan Sompal ve Spector özellikle yulaf, sarımsak, soğan ve elma gibi prebiyotik gıdaların tüketiminin önemini vurguladı. Aynı şekilde probiyotiklerin de ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Spector, kefir, kombuça ve kimçi olarak sıraladığı 3K'nin kendisi için vazgeçilmez olduğunu söyledi. Sonpal ise gıda takviyelerinden ziyade doğal besinlere odaklanılmasının en doğru yol olacağını sözlerine ekledi.
hazır keklerin içinde ne var